Mahmut Görür sitesine hoş geldiniz!
"hayat hepimizin"
DEMOKRASİNİN KALESİ...
Bu yazım, Fransız Devriminden sonra kendilerini demokrasinin kalesi ve insan haklarının tek savunucusu olduğunu iddia eden Avrupa Ülkelerinedir…
Avrupa’da yaşadığım onlarca yıl içerisinde, Türkiye’nin sizlerce fazla bir önemi yoktu. Zoraki ve çıkarlar doğrultusunda göstermelik bir ilgi söz konusuydu sizler gibi demokratik ve insan haklarına son derece önem veren ülkelerce…
Dışarıdan bakıldığında kendinizi tanıtmaya çalıştığınız kriterlere son derece uyumlu olan ülkeleriniz, aslında sizlerin içinde yaşayan ve bir türlü kendiniz olarak kabul edemediğiniz topluluklara kesinlikle uygulanamıyor…
İnsan hakları ve demokrasi sadece ırkınızdan olan insanlar için geçerli, fakat diğer topluluklar için nedense sınırlamalı ve kısıtlıydı, sizlere göre demokrasi sadece bu demekti…
Büyük oyunlar ve ABD işbirliğiyle en büyük korkunuz büyük ülkeler tarafınızca uygulanan kalleşçe oyunlar sonucu, önce Çekoslovakya, arkadan Yugoslavya ve arkasından da Rusya parçalanıp, sizlerin yönetebileceğiniz, daha doğrusu sömürebileceğiniz bir düzeye geldi…
Anlaşılan o ki; bağımsız geniş topraklara ve nüfuslara sahip ülkeler sizler için büyük tehlike içeriyor. Eski alışkanlığınız olan sömürge düzeninin bu günkü versiyonu nu gülen yüzünüzü gösterip arkadan o ülkeyi parçalara bölerek daha kolay sömürme oyunları kanımca…
Bu gün Türkiye sizler için çok önemli, bunu bilincindeyiz bir avuç aydın olarak. Sizlerin gülen yüzünüzü gösteren maskenizin altında bulunan gerçek yüzünüzü biliyoruz. Tıpkı vatanımızı yıllar önce parçalayarak paylaşma oyunlarınızı bildiğimiz gibi…
Elbette günümüzde bu düzen değişti, şimdi bu tür sömürü planları askerle ve silah zoruyla değil, ekonomik güç kullanarak gerçekleşiyor…
Türkiye’yi yıllar önce AB’ye alacağız kandırmaca taktiğiyle gümrük birliğine sokup, sömürü çarklarınızı döndürmeye başladınız. Bu gün, sizin kullanabileceğiniz bir hükümeti başa getirerek istediklerinizi büyük bir mutlulukla yaptırabiliyorsunuz…
İnsanlarımızı ve ülkemizi borç batağına soktunuz. Bu sayede elinizde bulunan sermaye ile kuşattınız ülkemizi. Topraklarını aldınız, milli değerlerimizin satılmasını sağladınız. Tarımımızı öldürdünüz AKP’ye verdiğiniz direktifle sonucunda. Sizler için elbette büyük sorundu Atatürk Türkiye’sinin kendi kendine yeter oluşu…
Artık beklediğiniz an gelmek üzere planlarınıza göre. Zira AKP ve Tayyip Erdoğan siz ne derseniz yapıyor, tıpkı sömürge ülkelerinin eli kolu bağlanmış göstermelik yöneticileri gibi…
Ülkemi öyle bir hale getirdiniz ki; borsamızın neredeyse %70’i ve bankalarımızın ise % 60’ı sizin elinizde. Size ait olan bankalar neredeyse caddede yürüyen vatandaşıma zorla kredi verir hale geldi. Amaç insanlarımızı borçlandırarak ödeyemez hale gelmesini sağlayıp, elinde bulunan taşınmazlarına el koyabilmek. Kısacası silahla alamadığınız Türkiye topraklarını paranızla parça parça elde ediyorsunuz. Para babası zenginleriniz Türkiye Borsasına yatırdığı her 1milyon dolarını, yıl sonunda 1 milyon 740 bin dolar olarak geri alıyor. Üretmeden elde edilen bu korkunç kar dünyanın neresinde var, bileniniz var mı?...
Türkiye üzerindeki yaptırımlarınızı demokrasi paketi adı altında çok rahat uygulatabiliyorsunuz AKP Hükümetine. Ben kendi adıma onların ülkemizi düşündüğünü hiç sanmıyorum, eğer öyle olsaydı açlıktan inim inim inleyen vatandaşlarını iyileştirmek yerine, kendi oğullarına ve sülalesine çok büyük kaynaklar bularak korkunç sermayeli şirketler kurmazlardı…
Bu gelişmeler elbette sizleri ilgilendirmiyor. Sizi ilgilendiren tek şey, Türkiye’nin dizlerinin üzerine iyice çöktüğünü görmek…
Sizlerin talimatıyla yeni uygulamaya konulan Sosyal Güvenlik Yasasıyla çalışanlarımıza artık emeklilik hayal oldu. Bizim yaşam standartlarımız sizlerinki gibi değil elbette, ayda 500 YTL alan bir emekli, 300-400 YTL kira ödüyorsa nasıl geçinebilir sizce? Ülkelerinizde emekli parası yaşaması için yetmiyorsa, emeklinize kira yardımı, sosyal yardım, yakacak yardımı hatta giyecek yardımı bile verilebiliyor. Ama bizde bu tür sosyal yardımlar yok. Hem sizin ülkelerinizde 65 yaşına kadar bir işçi çalışabiliyor, ülkemizde 40 yaşından sonra kimse iş bulamaz….
Yeni yasaya göre primlerini 45 yaşında dolduran bir işçi, 65 yaşının dolmasını bekleyecek. Bu süre içerisinde de kendisine en küçük maaş dahi ödenmeyecek. Sizlere soruyorum, 20 yıl bir insan geliri olmadan nasıl yaşayabilir?...
İşçilerimiz çok zor şartlar altında çalışıyor. Ülkemizde iççinin diğer adı modern köle, özel işletmelerde 400-500 YTL maaş alan bir işçinin sizdeki gibi 8 saat çalışabilme lüksü yok. Maaşını ödeyen patronu en az 12 saat çalıştırmadan bırakmıyor. Mesai içinse ek bir ücret ödeme ihtiyacı da görmeden üstelik…
Yönetimin getirdiği yasalar gereği çalışan işçilerimizin neredeyse yarıdan fazları sigortasız çalıştırılıyor. İşçi zor durumda, zaten iş bulmak imkansız bir de eve ekmek götürme zorunluluğunu düşünürsek; o insan neler yapmaz ekmek parası için?...
Bizlere insan hakları diyorsunuz, demokrasi dersi veriyorsunuz! Peki, bu gelişmelere çok iyi bildiğiniz halde hiç sesinizi çıkarmıyorsunuz? Dağlarda gençlerimiz ölüyor her gün, sizlerin destek verip büyüttüğünüz PKK yüzünden…
Nerede sizin insan haklarınız ve o çok yüce demokrasileriniz?...
Tuzla tersanelerinde işçilerimizi ağır çalışma koşulları altında ve iş kazası önleminin alınmadığı şartlarda aptalca kazalarda ölüyorlar birer birer…
Nerede sizin insan haklarınız ve o çok yüce demokrasileriniz?...
Gözlemci geliyorsunuz arada, onlar da Türkiye’yi kötülemiş yazarlarımızın mahkemesinde, ya da AKP’nin kapatma davasını adaletimizi hiçe sayarak protesto etmek adına…
Sahi sizin ülkelerde yargının açmış olduğu bir davaya hangi siyasiniz itiraz edebilir? Hiç birisi! O halde utanmadan bizin yargımızı nasıl hiçe sayabilirsiniz?...
Ama hesabınız beli, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan sizin Türkiye üzerinde gerçekleştirmek istediğiniz planlarınızı itiraz etmeden uyguluyor. Eğer parti kapatılırsa, ki bana göre mutlaka kapatılmalı. O zaman sizin planlarınız alt üst olacak, iş birlikçilerinizle artık birlikte hareket edemeyecek, dahası itiraz göreceksiniz öyle değil mi?...
Bu arada Türkiye’yi AB’ye alacağız yalanlarını da yüzünüz kızarmadan söyleyebiliyorsunuz…
Eğer şu yaşlı dünyada barış içerisinde kardeşçe yaşamak istiyorsak, bu tür sömürge oyunlarını bir kenara bırakıp, dost ellerimizi birbirimize uzatmak zorundayız.
Sizlerin yaptığı gibi, demokrasi ve insan hakları savunuculuğu olmaz…
Date: 22 May 2008, Thursday
Comments (2) | Add Comment
Comments (2)
Add a new comment:
Sponsor
Latest Entries
ÖNCE İNSANLIK ONURU!...ESKİŞEHİR NOTLARIM...
BAÅžIMIZ SAÄž OLSUN!
MİLLETİMİN MECLİSİ...
SEN İZLEME! BEN İZLERİM...
Latest Comments
saban: 12.yasından beri çalışıyo...
yasardilsiz: Başınız sağolsun......
yasardilsiz: Ne yazıkki Mahmut Hocam durum...
yasardilsiz: Sözüm ona Babacan kardeşimi...
nelly: TeÅŸekkürler paylaşımın iÃ...
nelly: nEDENSE KÖŞEYE HER SIKIÅžTIK...wind: Maalesef OP'da gördükki bazÄ...

İşlerine geldi mi demokrat kesilirler işlerine gelmedi mi köle muamelesi ederler. Bize barbar derler, kendileri barbarlık ederler...
(23/05/2008 12:58)
Maalesef OP'da gördükki bazıları doğruların söylenmesinden hoşlanmıyor elinize sağlık abiciğim:)
Kaleminize kuvvet...
(25/05/2008 22:00)